Osman ARSLAN Sanatçı Hakkında

PEYZAJ - 20x25 cm - TUVAL ÜZERİNE YAĞLIBOYA - 2013 - İmzalı

Osman ARSLAN

Osman ARSLAN

1952'de Kırşehir'de doğdu. Farklı sektörlerde çalıştığı yıllarda sanata ve doğaya olan sevgisini ve özlemini emekli olunca tuvallere aktarıp sanatseverlerin beğenisine sunan sanatçı, seçtiği konuları yerinde inceleyip bir kilim gibi ilmek ilmek noktalarla örüp dengeleyen bir tarza sahiptir.

 

 

Sanatçı resimlerinde sıklıkla taşraya özgü konular işlemiş; tarlalar, bağlar, bahçeler, göl manzaraları, ovalar vb. ögeleri kullanmıştır. Kimi resimlerinde tarlalarda çalışan ya da patika yollardan köylerine, bahçelerine veya evlerine gitmeye koyulan figürlerle insan hikayeleri de izlenir. Arslan’ın tüm resimleri Anadolu’da geçen gündelik yaşam sahneleri ile bireyin toprakla buluşan emeğini, toprağın bereketini ve aile olmanın güzelliğini yansıtır. Kendisi de tarımla uğraşan bir emekçi olan Arslan her resminde adeta izleyici ile kendi deneyimlerini, toprakla haşır neşir olmanın kentli insanı kıskandıran mutluluğunu paylaşır. Arslan’ın resimlerinde oransal bir mükemmelliği aramak hatalı, ancak doğaçlama bir yaklaşımla sunulan doğanın kusursuz zenginliğini hiç bir kurala kaideye takılmaksızın izlemek doğru bir adım olabilir. Arslan doğanın güzelliğini ve görkemini yansıtırken, doğru perspektif ve orandan öte, yaşanmışlığın hakikatini resme aktarır. Sanatçının resimlerine bakıldığında, Anadolu, mevsim ne olursa olsun, hep ışıl ışıl, hep canlı, hep tazedir. Doğayı en çok baharla betimlemeyi seven sanatçı adeta resimle başlayan yeni doğuşunu kutlar. Boyut kaygısından uzakta renklerin uyumlu ve zıtlaşan hallerini özgür ve özgünce sunar. Doğayı renklere, renkleri ise doğaya teslim eder. Arslan’ın resimlerine hayat veren noktalar ise doğanın ritmini, “an”ın canlılığını ve güneşin doğayı saran ışıklarını sunar; tuval adeta ya bir bahar ya da biz yaz türküsü söyler. Buğday tarlalarındaki her bir başağın rüzgardan eğilen başı küçük bir fırça darbesiyle can bulur. Resimler her vaktin doğaya bahşettiği ayrı ışık zenginliğiyle izleyiciyi kendine çeker, resim hangi diyarı anlatıyorsa izleyiciyi oralı kılar. Sarıların, turuncuların, yeşilin ve mavinin türlü türlü tonları sanatçının naif tutumu ile daha da canlı ve daha da dinamik bir sahne sunar.